İçin için yan…

Güncelleme tarihi: 17 Haz 2020

Ne olursa olsun aşk varsa ben de varım diyebilme cesaretin var mı?

Ya da şöyle sorayım; aşk ile sınav olmaya, tekamüle yaklaşmaya cesaretin var mı?




Yoksa o tek düze hayatında, güvenli sandığın ancak sana ataletten başka – uyuşukluktan başka bir şey getirmeyen hayatına devam mı etmek istiyorsun? Seçim elbette senin. Ha bu arada korkma; aşk derken sadece sevgiliye duyulan aşktan bahsetmiyorum. Aşk o kadar basit bir şey değil. Aşk’ın suları çok daha derin. Aşkın tanımı bence yeniden yapılmalı. Önce aynada gördüğünü sevebilme cesaretini gösterebilmeli insan. Burada da ‘Nergis’in Hikayesi’nden’ bahsetmiyorum. Benim bahsettiğim; aynada gördüğü kişiyi tüm korkuları, kaygıları, hataları, pişmanlıkları ve kusurları ile alıp kabul etmek ve tüm bunları coşku ile karşılamak. ‘ Oh, iyi ki bu hatayı zamanında yapmışım ki ders çıkarabilmişim’, diyebilmek. Her sabah uyandığında güneşin yine senin için doğmuş olmasını bilmenin dayanılmaz güzelliğinden bahsediyorum. Evrenin ve tabiatın her an, her saniye senin için çalıştığını bilmenin güveninden bahsediyorum.


Yana yana, özgürce, duygularını bastırmadan kendin olmanın dayanılmaz hafifliğinden bahsediyorum. Kalbinde, bilinçaltında kin, öfke, korku, kaygı, kıskançlık barındıramayacak kadar değerli olduğunun farkında olmaktan bahsediyorum.

İşte tüm bunlar kabule geçince, bariyersiz, duvarsız, maskesiz hayatı seçince, perdesiz gözle hayata bakınca oluyor.


Tüm bu coşkuları ruhunda ve kalbinde barındırmayı seçmiyorsan ve hayatındaki senin için değerli olan her şeye bu bakış açısı ile bakamıyorsan; sevgilin ile de, işin ile de, ailen ile de yaşadığın aşk; nefsinin sendeki eksikliğini tamamlamaya çalışma kaygısının ötesine geçemiyor. İşte bunu durup bir düşünmemiz gerek…


İçin için yanan sevgiyle…


Özlem Şen


31 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör